3. Nesil Kahve Demleme

Kahvenin bir içecek olarak tüketilmeye başlanması çok eski tarihlere dayanmaktadır. İnsanlar içinde bulundukları dönemin şartları ve teknolojinin elverdiği imkanlar ölçüsünde kahvelerini demlemişlerdir. Kahve tüketiminin yaygınlaşması ile beraber “Kahve Nesilleri” denilen birinci nesil, ikinci nesil ve 3. nesil kahve demleme dönemleri ortaya çıkmıştır.

1. nesil kahvecilik döneminde kahve başlıca olarak alınıp satılmakta ve tüketilmekteydi.  Bu dönemde kahveler suda çözünebilmesi için çeşitli kimyasal aşamalardan geçirildi. Bu da kahvenin tadını kaybetmesine ve zararlı bir kahve kültürü oluşmasına sebep oldu. Bu dönemin en önemli gelişmesi Austin ve R.W. Hills’in kahveyi vakumlu poşetlere koyarak ömrünü uzatma fikriydi. 2. nesil kahvecilik dönemi ile birlikte sağlıksız kahveler yerine doğal kahve çekirdekleri ile elde edilen kahvelere bıraktı. Bu dönemde espresso, mocha ve latte gibi kahveler ortaya çıkmaya başladı. Dönemin kahvecilik anlayışı asıl olarak 1960 sonrasında Starbucks ve Cafe Nero gibi kahve zincirlerinin yayılması ile başladı. 3. nesil kahve anlayışı ise kahveyi sadece bir tüketim ürünü olmaktan çıkarmıştır. Bu dönemin kahve anlayışı, kahveyi nitelikli hale getirip kahve severler için bir sanat eserine dönüştürme gerekliliğidir. Bu aşamada kahvenin çekirdek türü, kavrulma süresi ve kavrulma derecesi, tazeliği, dinlendirilme süresi ve demlenirken kullanılan ekipmanlar önem arz etmektedir.